23 Aralık 2012 Pazar

"MÖÖÖ.. Ay, selam diyecektim." Merhaba başarısızlık.

  Buraya yazmak ne kadar doğru ne kadar yanlış bilmiyorum. Ama içimde kocaman bi' dert. Belki "Ay inek galiba.." olacak, belki de "Aynı derdin benzeri bende de var, yalnız değilmişim." Bunları yazının sonunda görücez.

  Lise hayatı boyunca derslerden başka HİÇBİR uğraşı olmayan bir Sayısalcı. "Ders çalış, test çöz, bu topu bu tepeden eğik at bak bakalım hızı kaçmış, bu molekülü bununla birleştir aa noluyomuş tuz oluyomuş şeker oluyomuş ehehe."lerle geçti dört koca yıl. Sonra sınav geldi, bi de baktım TM olmuşum meğersem. Mühendis olmayı umut ederken İşletme denilen bi' yerdeyim. Maruz kaldığım "EHEHEH KİMİ İŞLETECEKSİN BAKALIM :))))))))))))))" esprilerini söylemiyorum bile..

"Nefes almayı unutma, oksijensizlik zarar." Sınavlar sonrası beyni eriyip kulağından akmış insan modeli ve dünyaya dönüş çabası.

 Tekrardan merhabalar! Sınavların çok yoğun olduğu dönem boyunca yaratıcılık seviyem taban yaptığı için buradan çoo..ok uzak kalmıştım. Şimdi finallere kadar rahat (Bkz: İşsiz) olduğuma göre tekrar buraya sarmakta bi' sakınca görmüyorum.

  Bu süre zarfında Pelinsu Berkecan'a yaklaşık 9642 kez trip attı, Ankara'ya 3 kere (Galiba bu kadardı) kar yağdı, 8. Yurt 5. Yurt'a saldırdı, ODTÜ Direnişi oldu, benim sınavlardan beynim aktığı için hepsini şöyle izledim

Bir arkadaşımın Instagram'a koyduğu ODTÜ'den kar manzarası
Bu da internette sık karşılaştığınız, haberle ilgili bi' görüntü


















8 Aralık 2012 Cumartesi

"Saat kaç? -birmilyonyılsonra- Saat kaç? *daha bir dakika geçmiş*" Ne varmış, birini beklerken zaman durabilir..

  Uu, bu seferki biraz "salya-sümük" bi yazı olucak sanırım. Çünkü bu sefer bahsetmeyi düşündüğüm şey beklemek&özlemek. Çikolatalı dondurmalarınızı kutusuyla kapın, polar battaniyelerinizi alın ve beni izleyin! -çünkü şekiliz-



7 Aralık 2012 Cuma

"Eskimolardan mütevellit.." Ay noluyo be? O değil de: 1. Hafta

  Blogu açalı bir haftayı geçti! Yazılarımı okuyup olumlu ya da olumsuz düşüncelerini paylaşan arkadaşlarıma çook çok teşekkürlerimi arz ederim efenim. 

  Umarım yazılarımı okurken gerçekten keyif aldınız, zaman zaman "A-ha, ben de böyle düşünmüştüm." veya "Ehehe, bu nası bi cümle ehehe Pelinsu diyo hohoho" filan demişsinizdir. Tişikkirlir sipirminler (buraya tıklayınca I-Pad 2 kazanıyosunuz) -yok be, minik bi sevgi gösterisi, ehe-

  Hala içimdeki Pelinsu'yu aldırmak için bağış topluyorum; şöyle yardım edebilirsiniz. Anacım, tıkla bi buraya, korkma. Pelinsu cılkını çıkardı işin çünkü, kendisiyle bağlarımı bi an önce koparmam gerek..

  Aslında değinmek istediğim çokçokçook konu var, ama blogumu tam olarak kimler takip ediyo bilemediğimden bazı konular sıkıntılı olabilir diye düşünüyorum -xoxo Gossip Girl- Ama elimden geldiğince farklı bi' şeyler sunmaya devam edicem. 

  O zaman bugün sevdiğim bi şarkıyı paylaşıp bu yazıyı sonlandırayım. Mm.. Sevdiğim bi arkadaşımın -kendisi tam bi Selami Abi- bana tavsiye ettiği ve benim çılgınca sevdiğim bi şarkı; buyursunlar efenim: 



  Çünkü gevrekboyozçiğdem. Ve sizler için geliyorlar efenim.

6 Aralık 2012 Perşembe

Bu yazı her okunduğunda Google bana 1$ bağışta bulunuyo; toplanan parayla içimdeki minik Pelinsu'yu aldırıcam. Bilgilerinize.

  Ah bu Pelinsular, hınzırlar. Tamam, belki her kız biraz Pelinsu'dur, ama kimisi bunu tüm benliğiyle yaşar, kimisi de benim gibi en diplere itelemeye çalışır. Hani dolaba bi' şeyleri tıkıştırırsınız, en son dolabı kapatıp zaferinizi kutlarsınız, hıh işte, tam o anda dolap kapağı açılır tıkıştırdıklarınız dökülür ya; işte bazen benim itelediğim Pelinsuluk böyle dökülüp saçılıyor. ALARMI ÇALIIN.

  İşte o zamanlar diyorum ki: BU BEN DEĞİLİM. Çünkü hayatımın neredeyse her anında empati kurmaya çalışırım, "hep bana hep bana" mantığından kaçarım; ama pis Pelinsu-kötü Pelinsu müsaade etmiyo ki bazen. -haydi tüm suçu Pelinsu'ya atalım!- Beni o tripten alıp bu tribe sokuyor. Sen neyin peşindesin Pelinsu?

4 Aralık 2012 Salı

"Kar yağıyo :)))))))))))" HADİ SONSUZ PAYLAŞIMDA BULUNALIM! Günü. Evet, geldi.

  Ankara'ya mevsimin ilk karı düştüğüne göre -lütfen kelime oyunları filan şimdi KARI EHE diye, ay ne banal..- artık "kar temalı" pek çok paylaşıma hazırlamam gerek kendimi. Zira bir sıcak memleket insanı olarak bu kafayı iyi anlıyorum. Ankara'da ilk yılı olan sıcak memleketliler, evet evet siz! Evet sen de bordo atkılı kız! Sakin olun. Çünkü emin olun bir ay içinde, hadi bilemediniz bi' buçuk ay içinde nefret edeceksiniz, yedi göbek sülalesine hiç hoş olmayan sözler sarfedeceksiniz. Neden mi? NEDEN Mİ?!
ODTÜ Geleneksel Kartopu Savaşları: Toplanma ve Hazırlık aşaması

3 Aralık 2012 Pazartesi

Merhaba kış. Merhaba yün. Merhaba gizli buzlanma. Merhaba hepinize.

  Dün Ankara'da nasıl bir bahardan kalma hava vardı. Herkes paltoları çıkartmış, sırtını vermiş güneşe, yayılmış çimlere.. Benim gibi geçen seneye kadar doğru dürüst kar görmemiş masum bir İzmirli için Aralık ayında böyle güneşli bi hava çok normaldi, hiç yadırgamadım. Ama Ankara yine son şakasını yaptı ve yine güldürmedi! Sabahları sıçtın mavisiden sonra görmeyi en sevmediğim renk -hatta birincilikte kapışırlar, o derece- Ankara grisi yine karşımdaydı. Adeta gerine gerine oturuyordu karşımda "BEN GELDİİİĞM!" diye. Tövbe est..

  Sonra Müge niye klip kızı kadar melankolik?! Ya en sevmediğim hava ve beni gerçekten aşırı etkiliyo lanet olasıca pislik. KÖTÜ ÇOCUK! -Hızımı alamadım yine, pardon.- Bu havalarda genelde triplere girerim, yüzbinmilyon kere "Here Comes the Rain Again (Hypnogaja Cover)" dinlerim, "kahvem-battaniyem-kitabım-yağmur damlaları, ehe" moduna filan girerim; adeta dünyanın en gereksiz insanı olurum. 


Yani tam bi' "evlat olsa sevilmez". Pis.

"Canım dilber şehir/Eşsiz sevgili İzmir." ve Dario Moreno sesi kulaklarda..

  Blog'da (ya da blog'ta, her neyse) müzikle ilgili bi' yazı yazmadığımı fark ettim. Bugün aşık olduğum şehre benim kadar aşık bir adamdan bahsetmek istedim: Dario Moreno. Dario Moreno (asıl adı David Arugete), Aydın doğumlu Yahudi kökenli bir vatandaşımız. Babasının trajik ölümünden sonra annesi ile İzmir'e yerleşiyorlar, ancak maddi sıkıntılardan dolayı annesi Moreno'yu yetimhaneye veriyor. Bu şehirde bir başına.. Artık şehri öyle benimsemiş ki.. Ailesinin yerini İzmir almış onun için.

  Dario Moreno çoğu şarkısında İzmir'e olan aşkını altını çizerek ve BÜYÜK PUNTOLARLA belirtmiştir adeta. O kadar seviyor ki İzmir'i, haydi bir dinleyelim nasıl tasvir ediyor İzmir'i:


2 Aralık 2012 Pazar

"Pelinsu kimdir, nedir? Nerelerde yaşar? Ne yer, ne içer?" Tüm bu soruların cevapları.. -Pelinsu nerden çıktı şimdi?!-

  Bu nerden çıktı?! diyeceksiniz muhtemelen. Çıktı işte. Şöyle ki, artık günlük hayatıma aşırı işlemiş, hatta ve hatta yakın çevremdeki insanlara da aşıladığım bir kavram "Pelinsu" ve "Pelinsu olma durumu". Açıklayayım;

1 Aralık 2012 Cumartesi

"Çok canım sıkıldı, çok işsizim, n'apsam?!" mı diyorsun? -Ben de diyorum.- Ama bi çözümü var!

  Bu hafta çok fazla sınav vardı, ki birinci sınıfın en "baba" dersi diye tabir edilebileceklerden Accounting de bunlar içindeydi, neyse hepsi geçti gitti de hani derslere çalışmamak için sarfettiği çaba var ya insanın.. İşte bunun sonucunda uğraştığım, bi' güzel vakit harcadığım bi' site: www.jibjab.com

"ÇK GZL ÇKMŞSN CNM :)))) ANNENLRE SLM :)))" Azalarak bitsin. Teşekkürleer.

  Hepimizin başına mutlaka gelmiştir akrabalarınızın veya komşularınızın sosyal paylaşım ağlarında sizin fotoğraflarınıza, paylaştığınız şarkılara garip(!) yorumlar yapması. Hayır, işin sıkıntılı yanı da nasıl cevap vereceğiniz.. Haydi bir örnekle açıklayalım! -Ekol Hoca mode:on-

  Yapılan yorum: Mügeciğim ne kadarda -bu "da", ısrarla bitişik, illet gibi tövbe..- büyümüşsün cnm, anneni andırıyorsun, onada slm söyle güzel kızım :))))))

  Bu sırada ben: HOFH, gel de cevap ver.


Bakınız "Çok gzl çıkmışsın cnm :))" fotoğrafı. "Cici bir genç hanım olmuşsun :)))" ÜF

  

30 Kasım 2012 Cuma

Deklanşör. Telaffuzun ne güzel senin, du' bakiyim. "Deklanşör" hihih.

  Deklanşöre basıp da o perdenin kapanıp açıldığını duydum mu Dünya o an huzurlu bir yer oluyor sanki. Sonunda ortaya çıkan iş de göze hoş geliyorsa, işte o tarif e-di-le-mez! 



29 Kasım 2012 Perşembe

Giriş Yazısı: Deneme bir-ki.

 Merhabalar merhabalar! Hayattaki en çok çekindiğim şeydi bir bloga sahip olmak. Fikirlerimi internette herkesin görebileceği bir yere yazmak, insanların buna yorum yapması.. Ama şimdi buradayım! 

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...